YENİ ANAYASAL “SİSTEM” (MDE 104) TEMELİNDE DEĞİŞTİRİLEN KURALLAR: DEVLETİN KURUMSAL YAPISINI ZAYIFLATIR:

YENİ ANAYASAL “SİSTEM” (MDE 104) TEMELİNDE DEĞİŞTİRİLEN KURALLAR: DEVLETİN KURUMSAL YAPISINI ZAYIFLATTI: DEVLETTE TÜM ATAMALARIN 1 KİŞİ TARAFINDAN VE LİYAKAT KRİTERLERİ+DENETİM OLMADAN YAPILMASI DOĞRU BİR SİSTEM DEĞİLDİR: DEVLETİN KURUMSAL YAPISINI ZAYIFLATIR, BAĞIMSIZ OLMASI GEREKEN KURUM/KURULLARA YETERLİ BAĞIMSIZLIĞI VE GÜCÜ SAĞLAMAZ:   Eski sistemde Bakanlar Kurulu kararı gerektiren tüm atamalar, artık doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından yapılacaktır.  Eski sistemde

KISA VADEDE: 400 MİLLETVEKİLİNİN DESTEĞİ İLE KISMİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMALIDIR:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin” ülkemize iyi gelmediği artık çok net bir şekilde ortadadır. Güçler ayrılığı, denge-denetim mekanizmaları, yargı bağımsızlığı olmayan bir “Sistem” güven vermez ve tüm ekonomik dengeler bozulur: para birimi değer kaybeder, yeterince yatırım gelmez, mali disiplin bozulur (denetim olmadığı için), faizler risk algısı yüzünden artar ve tüm bunların sonucunda özellikle enflasyon ve işsizlik rekor

YSK, SEÇİMİN İPTALİNE GEÇERLİ BİR GEREKÇE SUNAMAMIŞTIR:

1- “SEÇİM SONUCUNA MÜESSİR DURUM” ORTAYA KONULMAMIŞTIR:  Bir seçimin iptal edilmesi için, Kanuna göre, 1. “olmazsa olmaz şart”, seçim sonucunu etkilemiş bir durumun olmasıdır. Seçime etki ise, somut delil/gerekçeler ile ispatlanmalıdır [Madde 112]. YSK’nın gerekçeli kararını okuduğumuzda; “seçim sonucuna etki” açıklanmamış, ortaya konulmamıştır. YSK’nın seçim iptal kararının, herhangi bir SAYIM sorununa dayanmadığı netleşmiştir; usulsüzlük/itiraz/şerh/”çalma” hiçbiri

YAPILAN OLAĞANÜSTÜ İTİRAZA İLİŞKİN YORUMLARIM VE BİLGİLENDİRME YAZIM:

*[Olağanüstü itirazla ilgili SÜRE sorununa dünkü yazımda değindim. Burada tekrarlamıyorum]. İtirazda yer alan en temel iddialarla ilgili özet hukuki görüşlerim: 1- Bir kere, temel prensip ve tüm iddialar için geçerli olmak üzere: YSK, sadece somut ve delil/gerekçe ile desteklenen iddiaları dikkate alabilir. [298/mde 112]. Bu kural olağanüstü itiraz için de aynen geçerlidir. YSK İçtihadları bu

KRİZDEN ÇIKIŞ İÇİN KISA VADEDE ÖNERİLERİM:

Bundan tam 2 yıl önce, Şubat 2017’de, “ÇARE BAŞKANLIK MI?” kitabım çıkmıştı. O dönem söylenenlerin tam aksine, yeni “sistemin”; (1) sürekli koalisyon/ittifaklara yol açacağını, (2) Meclis’i sembolik bir konuma getireceğini, (3) adalet, hak ve özgürlüklere ve (4) özellikle de EKONOMİYE olumsuz etki yapacağını (işsizlik ve enflasyonu körükleyeceğini) ayrıntılı şekilde anlatmıştım. Hatta bu konuda eleştiri de

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ: DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE

Dünyada birçok ülkede görüyoruz, kadınların gücü artıyor. Elbette kadınlar-erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olmalı; bu “adaletin” gereği. Ayrıca, 21. Yüzyılda bunu daha da önemli görüyorum çünkü insanlığın sürdürülebilirliği için çok önemli hususlara ilişkin (doğayı koruma, yapay zekâ, bio-teknoloji alanındaki ilerlemeler ve artan bazı adaletsizliklerle de ilgili tüm kararlarda) kadınların “gelecek nesli muhafaza” içgüdüsüne çok

SON KHK VE KARARNAMELER: DEVLETİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI:

I-GENEL ÖZET: *Bu not sadece bir ilk özet analizdir. Son günlerde çıkan KHK (özellikle 700,702, 703 No’lu) ve Cumhurbaşkanı Kararnamelerinin (1 ve 3 No’lu) toplamı 882 sayfadır ve yüzlerce farklı mevzuatta değişiklik getirmektedir. Derinlemesine okunması günler alacaktır. Bu kapsamlı yeniden yapılandırmanın temeli: 16 Nisan 2017de Anayasamıza (“AY”) getirilen yeni hükümlerdir. AY Madde 104’e göre, artık

UNDP (BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI) SOSYAL FAYDA ZİRVESİ. 15 Ekim 2018, İstanbul.

UNDP (BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI) SOSYAL FAYDA ZİRVESİ. 15 Ekim 2018, İstanbul. “KADINLARIN ARTAN GÜCÜ” PANELİ: Dünyada birçok ülkede görüyoruz, kadınların gücü artıyor. Elbette kadınlar-erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olmalı; bu “adaletin” gereği. Ayrıca, 21. Yüzyılda bunu daha da önemli görüyorum çünkü insanlığın sürdürülebilirliği için çok önemli hususlara ilişkin (doğayı koruma, yapay zekâ, bioteknoloji